Niye böyle saçma bir başlık attım bilmiyorum. Nirvana- Come As You Are dinliyorken yazar buldum da kendimi. Hadi Nirvana'ya gidelim. Çok...

HADİ GİDELİM

16:20 Elif Özçelik 0 Comments

Niye böyle saçma bir başlık attım bilmiyorum. Nirvana- Come As You Are dinliyorken yazar buldum da kendimi. Hadi Nirvana'ya gidelim. Çok mu saçma oldu? Evet. Tripliyim de azıcık. Seri katil soğukkanlılığında yüz hatlarına sahip olan insanlar getirin bana. Onları bulamadığım için tripliyim. Neyse ben bu kafaya son vermeliyim. Bu arada siz de dinleyin. 
Bugün uzun zaman üstüne çalışabildim. Belki de canatanın dediği gibi onunla konuşmaktan çalışamıyordum ama canatanın  anadili ingilizce sonuçta. O da çalışmak değil midir? Nasıl çalıştığıma gelince ise; 
Game Of Thrones'u bildiniz mi? Öncelikle onun sezonlarını torrent olarak indirmiştim bir de ingilizce altyazılarını indirdim. Google'a yazsanız çıkar zaten bunların hepsi, çocuk değilsiniz sonuçta halledersiniz. Bunlar indi bitti sonra açın Game Of Thrones'un ilk bölümünü altyazısız. yazmaya çalışın. Robot değilsiniz sonuçta, durdura durdura yazacaksınız. Yani boşluk tuşuyla bayağı bir romantik dakikalar yaşayabilirsiniz <3 Ama bir kez dinleyeceksiniz. Tam anlayıp yazamadığınız yerler oldu mu? İllaki olacak. Ananızın karnınızdan İngilizce dinleyerek çıkmadınız. Sonrasında -ben bölümün ilk yarım saatlik kısmından sonra dinlenceye çekildim- İngilizce altyazı dosyasını not defterinden açıyorsunuz. Orada kontrol ederek tekrar yazmaya başlıyorsunuz. Doğru yazdığınız yerleri siyah yanlış yazdığınız yerleri güller kırmızıdır menekşeler mor artık ne renk gelirse o renk bir kalemle yazın. En sonunda da tekrar altyazısız bir şekilde izleyin.
Bunu neden yapıyoruz? Amele miyiz? Demeyin. IELTS Listening için azıcık amelelikten ölmez kimse. Henüz IELTS'e 400 küsür lirayı 115 pounda dönüştürüp vermediğiniz için belki bilmiyorsunuz ama ÇOK KOYAR KAZANAMAZSANIZ. Neyse bu çalışmayı bir iki gün yaptıktan sonra zaten bayağı gelişmiş oluyor listeninginiz. Sonrasında internetten bulduğum IELTS listening örneklerini paylaşacağım ^_^
Korece ve Japonca için sorularınız olursa paylaşabilirim. Bu ara pek bakamıyorum ahh hep bu IELTS :'(
Ama Koreliler ne demiş Fighting!! bir de himne diyorlar canlarım ya. Siz de canlarımsınız ama sizinle konuşunca Korecem gelişmediği için size yalakalık yapmıyorum. Zahmet edip okuyorsunuz ya siz o çok cici ama. O yüzden çok sevdiğim bir Nirvana parçasını daha paylaşacağım bugün sizinle <3 Lithium -3-
Hoşçakalın.

0 yorum:

Tembelliğimi sürdürmeye devam ediyorum. TT ama pek de tembellik sayılmaz sanırım? Geçen gün 3 Alman'a host aramakla uğraştım. Sonunda bi...

CİCİ TURİSTLER! ve yardım kaldıramayan Korece öğrenen tipler TT

12:58 Elif Özçelik 1 Comments

Tembelliğimi sürdürmeye devam ediyorum. TT ama pek de tembellik sayılmaz sanırım? Geçen gün 3 Alman'a host aramakla uğraştım. Sonunda bir yer buldum çok şükür ^__^ neyse bugün onlarla neler yaptığımdan bahsetmek istiyorum daha çok. Tabii bir kaç dil şeysi de var tabii. Şeysi falan Allah'ım Türkçe konuşamayıp doğru düzgün başka dillerde şakıyan bir de insanlara yardım eden var mıdır başka? Ne cesaret. Önce anadilini öğren demezler mi adama? -Diyen olmadı çok şükür.-
Neyse gel gelelim cici Almanlara. Akşamüstü Meydan Parkı'nın orada buluştuk. Orada bunlar çay içti biz host işini ayarlayana kadar ben battaniyeye sarıldım derken bıdı bıdı bıdı konuştuk. Onlar çiğ köfte aldılar ben battaniyemle mutlu mesut laflamaya devam ettim onlarla. Sonra vedalaştık Till, Cedric ve Moritz'ciğimle. Moritz'in adını anlamam için 3 kez tekrar etmesi gerekti gerçi kıhkıhkıhkıh.
Ertesi gün buluştuğumuzda 5 kişiydiler. Yolda bir yabancı amcayla karşılaşmışlar. Bir de Türk bir arkadaşları gelmiş. Oturduk lafladık gezdik bol bol falan ama çok tatlı muhabbetleri falan. Ben de gayet iyi anlaşıyorum bunlarla tü tü tü tü maşşallah. En son ayrıldık Moritz'le Cedric temelli gidecekler diye selfie çekilelim dedik. 
Sonra oradan bizim yardım sever Türk insanı çekeyim mi diye bir geldi sağolsun! Ve bu son foto çıktı.
Bu arada boynumu incittim de ben. Bisikletler de, 4ü de bisikletle ülke ülke geziyor arkadaşların. Sırasıyla Moritz ben sonra Olcay abi, pek muhabbet etmedim onunla ama iyi gibi. Arkadan fırlayan Cedric ve Kıvırcık Till.


Neyse onları öyle uğurladım ve İran vizesinin en kolay Trabzonda verildiğini bu yüzden herkesin Trabzon'a geldiğini öğrendim. Ve İran çok güzel bir ülkeymiş seyahat için ilgilisine duyurulur! 
Ve kelime ezberi için bir sözlük indirdim Andorid'den ama parası güzel 6tl verdim. Ama çok güzel bir şekilde öğreniyorsunuz kelimeleri. Cümle içinde soruyor, şu şekilde kullanılmıştır gibisinden soruyor. Sadece ingilizce bu arada program. Puan veriyor doğrularınız için. Sonra bölüm bittiğinde istediğiniz kelimeleri seçip bunları karşıma daha çok çıkart diyor. Bir kelimenin öğrenme oranı için sana oran veriyor. Tek seferde bilirsen %25 yapıyor mesela. Sonra %50 böyle devam ediyor %100'e kadar. sonra daha karşına çıkartmıyor onu ve öğrenilmiş kelimelere ekliyor. Yanlış yaptıklarınızda puan düşüyor azıcık. Ama %100'ü tamamladığınızda ezberleyeceğinizden emin olabilirsiniz. Ücretsiz yararlanmak isteyenlerse sadece bilgisayardan yararlanabilir. Vocabulary.com olması lazım sitenin adının. Ben biraz üşengecim giremem diye telefona indirdim ^_^

Ve bir de Korece öğrenen kızlar, kızlarımız. Lütfen hata yapabileceğinizi unutmayın. Ben hatalarımı düzeltenler sayesinde Korecemi geliştirdim. Hala çok eksiğim olmasına rağmen her gün sıkıntı çekmeden Korelilerle konuşabiliyorum çok şükür. Ama bu hatalarınızı konuşarak bilgi paylaşımı yaparak çözmekten geçiyor. Geçen öyle bildiğim bir şeyi paylaşayım dedim atarlı oldum çıktım arkadaş(!) Dil hata yaparak öğrenilir. Bu size tavsiye edebileceğim en mükemmel yol. Bilgi paylaşımı :) Hadi ben sustum zaten uzata uzata anlatıyorum ayıptır! 

1 yorum:

Canımın gram bile çalışmak istemediği günlerden birindeyiz. Ne zaman 7 saatten fazla uyusam böyle oluyor. Bugün de 10 saat uyuyacağım tuttu....

Çok uyumayın -3-

08:30 Elif Özçelik 1 Comments

Canımın gram bile çalışmak istemediği günlerden birindeyiz. Ne zaman 7 saatten fazla uyusam böyle oluyor. Bugün de 10 saat uyuyacağım tuttu. Özellikle Korece'ye değinmemi isteyenler oldu bu yüzden tekrar Korece çalıştığım linkleri paylaşacağım. Bir de bugünlerde herkes Kore alfabesi biliyor gibi hissediyorum. Annemi rehbere 엄마 diye kaydettim. Annem ararken bu kim seni arıyor dediklerinde Anne yazıyor kör müsün dediğim oluyor TT Ya da kuzenime Kore sayfalarından birinde videonun adını soruyorum. Aile içinde birbirimizle süper dalga geçtiğimiz için kuzenim de "Yuvarlak, çubuk sonra bi daha çubuk, kare" hahahah
Korece kaynaklarıma gelince, blogtan bloğa gezindim durdum başta ama bloglarla olacak iş değil bu. Ben de denedim ders hazırlayayım öğreteyim, hatta video bile hazırlamıştım ama olmayınca olmuyor. 
Şimdi kaynaklar, çok sevgili çok cici bir kaynak; talktomeinkorean.com
ama bu çok sevgili kaynağımız İngilizce. İngilizce bilmeyenler içinse; http://www.koreanwikiproject.com/wiki/TTMIK_Lessons bu minnak site var. Level 1'den başlayarak talktomeinkorean.com'daki tüm derslerin envai çeşit yabancı dilde olduğunu görebilirsiniz. Türkçe de orada var tabii.
Benim size tavsiyem önce Türkçe derse çalışın sonra aynısını talktomeinkorean.com'da İngilizce ses kaydıyla dinleyin. Farkında olmadan hem İngilizce'niz gelişir hem oradaki cümleleri duyabilirsiniz kolaylıkla. 
http://www.talktomeinkorean.com/videos/ burada ise çeşit çeşit video dersleri var. Youtube videoları ama hangimiz ZenMate kullanmıyoruz ki Chromeda?
Ayrıca her dil için kullanabileceğiniz lang-8.com öğrendiğiniz dilde metin yazıyorsunuz, onlar düzeltiyorlar sizin için.

Bir de bugün bu şarkıya çok fena sardım ben. 
Benim hayalim üniversite bitene kadar hatta üniversite bittikten bir sene sonrasına kadar para biriktirip o parayla ülke ülke gezmek. Peki sizin hayaliniz ne? 

Ben daha fazla dayanamayacağım sanırım. Ne zaman çok uyusam bu oluyor nefret ediyorum uzun süre uyuyabilen insanlardan. Hadi ben sustum artık. Çok uyuyup daha az günah işleme şansımız olur cennete gideriz diye mi düşünüyorsunuz anlamıyorum ki? Çok uyumayın siz de.

1 yorum:

Kuzenime gideyim, orada çalışırım azıcık da takılırız dedim. Japonca defterimi, Korece defterimi, İngilizce defterimi hatta ve  hatta Japonc...

Tembellik TT

14:57 Elif Özçelik 0 Comments

Kuzenime gideyim, orada çalışırım azıcık da takılırız dedim. Japonca defterimi, Korece defterimi, İngilizce defterimi hatta ve  hatta Japonca kanjii defterimi topladım. Ama davul gibi çantayla kaldım :D Angel Eyes'ı tavsiye etmiştim izlesin diye, beraber başlayacağımız tutunca geceyi ettik. Japonca falan yalan oldu tabii. 
Benim de bir dil öğrenirken, 3 defter eskitme alışkanlığım vardır.
Koreceyi de üçüncü defteri çöp ettikten sonra anlayıp yazmaya başlamıştım. Japoncayı da yeni yeni anlamaya başlıyorum. O yüzden bayağı bir hevesliyim aslında Japoncaya.
ama bugün anlatmaya İngilizceyle başlayıp sonradan Japoncaya tekrar dönüp susmayı planlıyorum.
İngilizce'de en çok sıkıntı çektiğim şey ne yazık ki KELİME. Hafızam grammer ve sayıları o kadar iyi alırken, bu kelimeleri unutma konusunda bir harika. O yüzden ismini unutup çaktıramadığım da bir sürü insan var. Ama geçenlerde fotoğrafları ve izlediğim şeyleri çok iyi hatırladığımı farkettim. Bu yüzden ben çizerek çalışayım bu kelimelere dedim. Böyle bir şey çıktı. ^_^
Şuan bu kelimelerin çoğunu hatırlıyorum. Kelimeden çekenler varsa diye paylaşayım dedim. Ve hala üstüne basa basa da söylüyorum Mackintosh kadar harika bir kelimenin anlamı nasıl YAĞMURLUK olabilir?
Ve bugün de kuzenim ve arkadaşlarıyla buluştuğumuzda benim yabancı dil muhabbetim açıldı. "İngilizce nasıl öğrendin?" sorusunu cevaplayamadığımı söyledim. Çünkü farkında olmadan internette İtalyanlara yaza yaza İngilizce öğrendim. Özel bir çaba olmadan. İtalyan erkekleri İngilizce'ye deva desem hakkımda yanlış bir izlenim bırakmış olur muyum hehehe. Bu yüzden İngilizce nasıl öğrenilirden çok IELTS odaklı çalışmalarımda bulduğum siteleri söyleyeceğim. Ya da tekniklerimi. Ama İngilizce'den biz Türkler çok korkuyoruz. Korkmayın! Sadece İngilizce. Ölüm yok ucunda. Yaz önüne gelene. Ama her zaman dediğim gibi İngilizce bilen Koreli erkeğe yazmayacaksın. %90ında farklı bir hava oluyor özellikle interpalstekilerde. Çünkü onlar da bizim gibi, halkın çoğu İngilizce öğrenme çabasında. İngilizce öğrenmek istiyorsanız konuşun ^_^

Japonca'ya gelince. Tae Kim'i bilmelisiniz öncelikle. Guidetojapanese.org sitedeki tüm derslerin Türkçe çevirisi var. Buradan çalışabilirsiniz. Ama TaeKim'in dediği gibi önce Hiraganayla başlayın. Sonra grammer ve kanji öğrenin. Katakana'yı en sona bırakın. ^_^
Kanjiler içinse. Yazın bir kağıda büyük büyük fotosunu çekin, ekranınızda o dursun. Ben de istiyorum telefon ekranımda bir Kang Ha Neul olsun ama Kang Ha Neul'la karın doymuyor. Japonca öğrenince Haneul gibisini de bulursun, cebine para da girer. Japonca bilen kaç kişidir şurada?
Bu da benim sevimli Japonca defterim siyah olanıysa Kanji için. Çok cici değil mi? ^_^ aşığım onlara -3-
Ve son olarak aksan önemli. Anime izleyin mesela, sonra durdurun bir yerde tekrar edin onun söylediği şekilde, aynı vurgularla. Ben uzun uzun animeleri izleyebilen bir insan değilim ama son zamanlarda Bakuman'a ve Accel World'e bakıyorum. Accel World'de şişman bodur karakterimiz küçük domuzcuk, tavsiye edebilirim. 
Yabancı dilleri öğrenmekte olduğum gibi yazı yazmada pek iyi değilim. O yüzden hem sizi daha fazla sıkmamak hem de kuzenimle Angel Eyes'a dönmek için burada son veriyorum. Kendinize iyi bakın ve bir sorununuz olursa çözüm bulmada iyi olabileceğimi düşünüyorum ^_^

0 yorum:

Adettendir ilk blog yazımda kendimi tanıtayım. 19 yaşında Uluslararası İlişkiler öğrencisi, okulun yolunu hatırlamıyor olsam da kaydım duru...

Bu blog neden var?

14:56 Elif Özçelik 2 Comments

Adettendir ilk blog yazımda kendimi tanıtayım.
19 yaşında Uluslararası İlişkiler öğrencisi, okulun yolunu hatırlamıyor olsam da kaydım duruyor -3-
Dil öğrenmeyi seven biriyim desek? 
İngilizce'yi öğrenmeye başlayışım internette İtalyanlara yaza yaza oldu, tabii Anadolu Lisesinde okumuş olmamın da faydası olmadı değil. Sanırım o lanet lisenin bana kattığı tek şey buydu.
İngilizce için ne yapabilirim derseniz, kesin bir şeyler söyleyemem. Çünkü İngilizce için çok çabalamadım. Bir baktım, olmuş. Ama şuan IELTS'e çalıştığımdan günlük çalışmalarım burada olacak. ^_^
Ha bir de 8.sınıfın yaz tatilinde İtalyanca'ya başlamıştım. Ancak bana kızıp duruyordular önce İngilizce'yi öğren, İtalyanca neyine diye diye... ben de afedersiniz ama APTAL gibi dinledim. Hala çok pişmanım.
Neyse efendim sonra 12.sınıfta herkes LYS/YGS kasarken ben sıkıntıdan dizi izliyordum. Amerikan dizileri tabii. Sonra Almila kanıma girdi. "Bak böyle böyle Secret Garden var gel izle. Sadece Amerikan Amerikan takılma.
Secret Garden'ı izledikten sonra çok kederlendim. Tamam dizi çok komik, HARİKA bir dizi amma ve lakin heriflerin dediğinden hiçbir şey anlamıyorum. Dedim ben Korece öğreneceğim... ama kaynak ara ki bulasın.
Başta bir sürü kaynak aradım. Kaynak deneye deneye öldüm ama gelin görün ki YOK.
O yüzden Koreceye Ağustosta başladım sayıyorum kendimi. Ağustosta talktomeinkorean.com'un uzantısı olan koreanwikiproject.com'u keşfettim. İlk gece birinci seviyeyi bitirdim. 2. ve 3. seviyeyi bilgisayara kaydettim. Köye gittik, köyde günde bir saat bunlara bakıp geri kalan zamanlarda bilgisayardaki dizileri tekrar tekrar izliyordum. Trabzon'a (merkeze) tekrar döndüğümüzde koreanwikiproject'teyken İngilizce olan kısma tıklayayım dedim. Sonrasında talktomeinkorean.com'u keşfettim. HyunWoo hocanın o tatlı sesi! espirileri! Cici mi cici talktomeinkorean.com dersleri. Okuluydu falan derken bazen haftada bir bazen 15 günde bir bakar oldum.Şöyle bir 3.seviyeye gelmiş, bitirmek üzereydim. Facebook'ta Korelilerle arkadaş olmak için bir grup buldum. Oraya yazayım dedim. Oradan birileriyle tanışıyor, konuşuyordum ama bilen bilir İngilizce bilen Korelilerin çoğu İngilizce konuşmayı tercih eder, ben de deneyeyim diye düşünmedim açıkçası. Sonra tesadüfen Korelilerin sadece Korelilere has bir arkadaş ekleme grubunu buldum. Dedim bir yazayım buraya. Sonra baktım ben Korece konuşuyorum bayağı bayağı. 3.seviyeden sonra Korelilerle konuşa konuşa oturmuş oldu. Ama o gruba benden görüp üye olan, İngilizce post atanlar yüzünden artık Koreli olmayanları almıyorlar. Kaç kez denedim oysa tekrar katılmayı! Şuan yabancı olsam da beni kabul eden Koreli gruplar var gerçi. Neyse grammera çalışırken de dikkat ettiğim şey oldu, hep not alarak çalıştım. Ve her konudan sonra o konuyla ilgili cümle kurmaya çalıştım. Aslında çalışmak değil. Öğrendikten sonra heves edip kullanmak istedim hep. Bunun öğrenmek için kilit olduğunu düşünüyorum. 4.seviyeye geldiğimde, niye duruyorum başkalarına yardım edeyim diye Facebook'ta bir sayfa kurdum ama emeğimin karşılığını almadığımı düşündüğüm için kapatmayı düşünüyorum. Koreceyi bedava öğrenmek varken gidip kitaplara, kurslara para veriyorlar, üzülüyorum açıkçası. Sonuçta hepsi öğrenci benim gibi. Neyse herkesin kendi tercihi ^_^
Şuan 5.seviyenin ortalarındayım, bugün JiHoo'yla noonası olarak dertleştim. Korece olarak tabii. Bu arada Koreli arkadaşlarımın çoğu İngilizce bilmez.
Sonra bir de Japonca'ya başlayışım var tabii, onu sonra anlatacağım. Bu bile çok oldu.

Ama uzun lafın kısası burada Korece/Japonca nasıl daha iyi öğrenilir. İngilizce nasıl geliştirilir? İyi kaynaklar nelerdir, bunları paylaşacağım.

2 yorum: